Atlas Arslan

Anne adaylarıyla kız kardeşlik

Anne adaylarıyla kız kardeşlik İki yaşında dolaşırken elimde oyuncak bebeklerim, şımarık tek çocuk hallerimin arasında eve bir bebek geldi. Benim kara kuruluğuma inat beyaz tombul yanakları, yarı açık yarı kapalı gözleriyle. Benim beşiğime yerleştirip “kardeşin bu senin” dediklerinde, onun oyuncak bebeklerim gibi bana ait olan, benim oyunlarım için gelen bir bebek olduğunu sanmıştım. Ben büyüdüm bebek büyüdü, oyuncak bebekler kollarımızda minicik kaldı. Oyunlarımız yerini gerçeklere bıraktı. Ben büyüdüm bebek büyüdü gerçekler de oyunlar kadar bizim kurgularımız olduğunu anlama çabamıza bıraktı. Ben büyüdüm bebek büyüdü anlama çabalarımız hayatın güzel akışına bırakıldı.

İki yaşımda dolaşırken elimde oyuncak bebeklerimle, eve gelen beşiğime yatırılan bebek oyunlarımda, çocukluğumda, aşklarımda, neşemde hep benimle oldu. Kız kardeşlik Selen’le birlikte ben de böyle doğdu.

Şimdi kız kardeşimin evinde hazırladığı renkli odaya ve beşiğe yakında bir bebek geliyor. Selen, anne oluyor. Yediği, içtiği, kendine kattığı her şey hem kendisi hem de Ada için artık. Ada’nın doğumuna birkaç ay kala tüm bu özeni bu kez abla - kardeşin ötesinde bir haberci ve teyze merakımla konuşuyoruz.

Kafeinsiz kahvelerimizi alıp Nil’in şarkısını da sohbete katıyoruz.

“Karanlıktan gelecekler
Önünde dikilecekler
Sarı sarı dişleri olacak
Sivri pencereleri olacak
Yakalayacak sanacaksın
Ama hep sen kazanacaksın
 Ben sana koşmayı öğreteceğim
İçinden gülmeyi öğreteceğim” 

Hamilelik öncesi ve hamilelik dönemindeki beslenmenin ve egzersiz hareketlerin, alınan takviye vitaminlerin ve hamilelik döneminde dikkat edilmesi gerekenler… Her şeye dair ne şahane ki artık farkındalıklar artıyor.

Selen’e, 35 haftalık hamilelik sürecini, öncesini, beslenme alışkanlıklarını, doktorunun tavsiyelerini tüm anne adayları için soruyorum. Selen, spor yaparak, sağlıklı beslenerek hamilelik sürecini geçiriyor. Bu şansı ve deneyimlerini mutlaka paylaşmalı, farkındalığa katkı sunmalı.

Bunun için başka anne adaylarına örnek olunmalı diyerek sözü bırakıyorum Selen’e:

“Hamilelik sürecinde beslenme konusunda çok zorlanmadım. Zaten fastfood, hamburger, kızartmalar yiyen biri değildim. Fakat hamileliğin ilk günlerinde iştahım çok açıldı, bunlar kullandığım vitaminlerden ya da heyecandan da olmuş olabilir. İştahım açıldığı ilk günlerde kendimi kısıtlamadım canım ne istediyse yedim, ekmek, tatlı çok sakınmadım. Ama yedinci haftadan sonra üç kilo kadar kontrolsüz kilo aldığımı fark edince hemen kendime “dur” dedim.

 Doktorumun bana sürekli söylediği şey bol bol sıvı tüketmem bu da genellikle su olmalı. Tatlı bebek için zararlı, tatlı ihtiyacımı çikolata yerine kuru kayısı, incir, kuru üzüm ve mevsim meyveleriyle karşıladım. Kış meyveleri, ananas özellikle şeker ihtiyacını karşılayan, çok besleyici bu dönemde ve bunlar sanıldığı kadar pahalı olmayan her markette satılan meyveler. Şeker ihtiyacını böyle giderdim. Suyu yeniden vurgulamalıyım, üç litre içmem gerekiyordu günde, başlarda elbette çok zorlandım, zorlandığım anda bıraktım. Sonra yavaş yavaş arttırdım ve vücudumu zorlamayınca bulantılarımla da bu şekilde baş etmiş oldum. Ve bugün üç litre günlük su içmeye alıştırdım kendimi. Su içmem ödem oluşmamasına ve iştahımın çok artmamasını sağlıyor. Ve elbette su, bebeğin bulunduğu sıvının yeteri kadar olmasına katkı sunuyor.”

“Kafein, sigara gibi zararlı alışkanlıklardan hamilelik sürecinde uzak durulmalı” diyor Selen, bunun yerine kafeinsiz kahveler, bitki çayları gibi zararlı olmayan içecekleri tercih ediyor.

“Ben günde 4 – 5 fincan kahve içerdim, bir tane içme hakkım olmasına rağmen ben yine de kafeinsiz kahveleri tercih ediyorum. Gazlı içecekler yerine su ve ayran ve soda tüketmeye önem veriyorum. Kan değerleri hep düşük bir insandım ben ve dolayısıyla hamilelik sürecinde diğer anne adaylarına göre daha fazla vitamin takviyesi yapmak zorunda kaldım, elbette doktorumun önerisi ve gözetiminde. Bebek belli bir dönem annenin vücudundaki kalsiyumu aldığı için dişlerde ve kemikler için kalsiyumu mutlaka almak gerektiğini önerdi doktorum. Hamilelik dönemindeki bacak krampları da çok fazla anne adayında görüldüğü için magnezyum, demir eksikliği için demir, bebeğin gelişimi için folik asit, vücut gelişimi için balık vitaminleri çok önemli. Bunları doktorlar zaten anne adaylarına öneriyor. Bu da anne adayına göre değişiyor. Benim bir anne adayı arkadaşım iki vitamin kullanırken ben beş vitamin kullanıyorum. Elbette bunları eczaneden kendiniz alamazsınız, doktorlar zaten uygun vitaminleri yazıyorlar.”

Yeri gelmişken folik asit son dönemlerde çok duyduğumuz özellikle hamilelik öncesinde ve hamileliğin ilk aylarında önerilen bir vitamin. Peki hamileliğe katkıları nedir folik asitin?

“Folik asit esasında B vitamini takviyesidir. Özellikle ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerden aldığımız bir vitamin. Hamilelik sürecinde anneye önemli bir takviye olan folik asit bebeğin de sinir borusu boyunca doku kaynaşması gibi önemli gelişimlerine destek oluyor. Zaten ilk doktor kontrolünde hamilelik öncesinde de doktorlar tavsiye ediyor folik asiti.”

Hamilelik döneminde alınması gereken ideal kilo 12 ile 14 kilo olduğunu söylüyor uzmanlar, hamilelik sürecinde beslenme kadar kilonun kontrolü ve egzersizlerin önemini soruyorum Selen’e:

“Ben sporcu değilim fakat uzun yıllar spor salonunda çalıştım. Profesyonel sporcu arkadaşlarım var. Onun avantajlarını yaşayan bir insanım, hamileliği düşünen ve fazla kiloları olan kadınlar öncelikle fazla kilolarından kurtulmak zorundalar. Hem bebek hem de kendileri için. Buna ufak egzersizlerle başlayabilirler. Fazla kiloları olmayanlar için de spora önceden başlamaları ve hamilelik sürecinde de spor yapmaları çok önemli. Yürüyüş yapabilirler, hamile değillerse tempolu günlük bir saatlik, o kadar fazlaysa yarım saatlik yürüyüşler… Bunun için spor salonlarına gitmeye bile gerek yok. Bir yerden bir yere giderken araç yerine yürüyerek gitmek bile insanların kendini spora hazırlaması anlamına geliyor. Tabii ben sporcu değilim özellikle hamilelik öncesinde bunlar çok basit verilebilecek tavsiyeler fakat artık işin içine hamilelik girdiği zaman sporu bile doktora danışmak gerekiyor.”

Hamilelik öncesinde spor salonunda kardiyo yapıyordu Selen, hamilelik sürecinde aynı ritmini sürdüremese de spor yaşamının parçası oldu.
“Koşu bandı, bisiklet, plates gibi kendimi çok yormadan ama yaşamımın içine bir şekilde alarak düzenli spor yapan biriydim. Haftada iki üç gün mutlaka spor yapıyordum. Hamilelik sonrası bir iki hafta spor yapmadım ama hareketi hiç bırakmadım. Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren eskisi gibi çok yoran terleten sporlar yerine daha hafif hareketlerle egzersizler yapmakta fayda var. Daha sonra doktorumun tavsiyesiyle, günde yarım saati geçmeyecek hafif yürüyüşler, birkaç tane yoga ve plates hareketi yapmaya başladım. Bunları da elbette bir fizik tedavi uzmanının yönlendirmesiyle yapmam gerekti. Plates topuyla oturup kalkmalar bunun dışında fizik tedavi uzmanının bana önerdiği birkaç yoga ve plates hareketlerini yapmaya devam ettim, bir süre aynı zamanda o dönem işimin yoğunluğundan bunlara ara verdiğimde belim ve kalçamda şiddetli ağrılar başladı. Bu elbette benim alışkanlıklarımdan kaynaklı da olabilir herkese iyi gelen farklı yöntemler vardır. Egzersizlere geri başladığımda her şey yoluna girdi. Bu sağlıklı hamilelik sürecini ben egzersizlere borçluyum. Bu egzersizlere spor diyemem şu an yaptığım sadece ısınma hareketleri ve minik egzersizler. Kendini ve bebeği yormayacak egzersizler bunlar. Yine elbet doktora danışarak yapılmalı.”

Hamilelik sürecinde doğru ve sağlıklı beslenmenin ve hareketli olmanın bebeğe yansıyan olumlu enerjisini merak ediyorum en çok tabii:

“Her şeyi çok abartmamak gerektiği gibi hamileliği de çok abartmamak gerekiyor. Ben özellikle sosyal çevremden, sosyalleşmekten hiç vazgeçmedim “hamileğim” diye. Artık herkesin elinde olan akıllı telefonlarda basit uygulamalar indirebiliyorsunuz, bunlar hamilelik sürecinizi kolaylaştırabilecek uygulamalar. Bunlar bile sizi o kadar güzel yönlendiriyor ki bebeğinizin bugün hangi süreçte olduğu gün gün ne yemeniz gerektiği, nelerin iyi geldiği… Ben bütün anne adaylarının mutlaka bunu da doktoruna sorarak bu uygulamalardan yararlanmalarını tavsiye ediyorum.”

Güzel Nil şarkıları eşliğinde sohbetimizi bitirirken; Selen, anne adaylarına ve annelere tüm bu anlattıklarından daha önemli olan tek şeyi söylüyor. Kendilerine, çocuklarına ve hayata sevgi ve güvenle attıkları her adımın kocaman başarılar, sonsuz sağlık ve şifa olduğunu…

“Bazen yalnız bırakacaklar
Ne yapacaksın bakacaklar
Planları olacak
Hep bir başları olacak
Kırılacak sanacaksın
Ama hepten başaracaksın
 İçinden yanmayı göstereceğim
Kendini sevmeyi öğreteceğim
 Gidip de varmayı öğreteceğim”
Tüm Hakları Saklıdır: 2018
Web Tasarım