Atlas Arslan

Sibel Toprak’la İçsel Dönüşüm Yolculuğu

Sibel Toprak’la İçsel Dönüşüm Yolculuğu Koçluk eğitimi almaya karar verdiğimde önümde uzun ve anlamlı bir yolculuğun olduğunu biliyordum. Bu bilmediklerime dair olan bilgim ve değişim heyecanım yola ilk çıkışımda mucizelere dönüştü. İşte bu mucizelerin ilk müjdecisi Koç ve Reiki Eğitmeni Sibel Toprak oldu:

“Uyanmaya karar verdiğinde,
Parçalar bir araya gelmeye başlar
Görmeye başladıkların algını değiştirerek
Seni hem güldürür hem şaşırtır
Artık sevginin anlamı başka bir hal alır
Ve sen ona hayran kalırsın
Önce yaşar sonra anlarsın”

Uyanışın Yolculuğu

Koçluk eğitiminden çıkıp İzmir’e dönüşüne birkaç saat kala röportaj için bir araya geldiğimiz Sibel Toprak’la gerçekleştirdiğimiz sohbetimizde hocamı daha yakından tanıma fırsatım oldu. Röportajlara soru hazırlığı yapmadan giderim ve ilk sorum genellikle “sizi tanıyalım?” olmaz. Fakat Sibel Toprak hakkında araştırma yaparken öyle çok not aldım ve bende yarattığı merakla öyle çok soru yazıp sildim ki sonunda röportaj usulen değil kocaman, içten merakla şu soruyla başladı: Sibel Toprak kim?



“2007 yılında İngiltere’den geldim ve o süreçte benim hayatımda bir dönüm noktası oldu. Bu benim kendimi bulmamla ilgili bir yolculuktu. Tabii önce kendimi kaybettim, kaybettikten sonra bulmaya çalıştım. Bu kaybetme sürecinde sağlığımla ilgili sıkıntılar da yaşadım. Türkiye’de bir kadın arkadaşım bana enerjimin çok düşük olduğunu ve nasıl ayakta kalabildiğimi sordu. “Ne yapabilirim” dedim. Ve bu sorunun yanıtıyla, onun vasıtasıyla enerji dünyasına girdim.

Enerji alanında çalışmalar yaptıktan sonra enerjinin şifa verdiğini, aslında bu enerjinin kişinin içinde var olan enerjiyi harekete geçirerek bir şifaya götürdüğünü anladım. Aldığım eğitimlerle, eğitimlerden sonra uyguladığım tekniklerle ben de bunları hayatıma geçirmeye başladım. Gerçekten sahip olduğum rahatsızlığım düzelmeye başladı. Böylelikle zihnim açıldı, zihnim açılınca kendimi, yaşam algımı daha net görmeye başladım.”





Evrensel Yaşam Enerjisi: Reiki

Toprak, enerji alanına Usui Reiki’yle başlıyor. “Evrensel Yaşam Enerjisi” anlamına gelen reikiyle hayatı sorgulayan ve bu sorguyla yanıtlar bulan Toprak, bu yanıtlara inandığı için devam ediyor yolculuğuna.

“Enerjinin bazı aşamaları var. Ben birinci aşamasını alıp kendime iyi gelince ikinci aşamasını da merak ettim, “orada neler oluyor acaba” dedim. İkinci aşaması da iyi gelince, “üçüncü de ne var” dedim, meğer dördüncü aşaması da hocalıkmış. Kendimi birden hoca olarak buldum. Tabii bu arada karşıma çıkan psikolog, uzmanlar oldu. Üzerine psikoloji mastarı yapan ilahiyatçı kişilerle karşılaştım. Tabii bunların tesadüf olmadığını daha o dönemlerde anlamaya başladım. Soruların yanıtını bulduktan sonra daha çok sorular sorarak yanıtlar alanına girdiğimi gördüm. O kişiler hep bana bu yanıtları getirdi. Güzel olan, onlar da akademik anlamda bilgi içinde olan insanlardı ve bu enerjiye inandıkları için bana akademik anlamda bilgiler verdi. Ben de buna çok açıktım çünkü öğrendiklerimin ve uyguladıklarımın bilime dayanması benim için önemliydi. Ne de olsa okuduğum bölüm istatistik de bana bunu gösteriyor. Yani her bilginin bir temele dayanması gerekiyor. Öğrendikçe, uyguladıkça aslında her şeyin o eski kadim bilgilerden geldiğini gördüm.”

Toprak, yolunuz yolculuğunuz ne olursa olsun insanın kendine dair, yaşama dair öğrendiği her şeyin benzer ve aynı kadim bilgilerden geldiğini düşünüyor ve eğitimlerinde de bunu söylüyor. Ve kendisi bu enerji alanlarından reikiye ağırlık veriyor.

“Reiki, kişide var olan enerjiyi kullanabilme becerisidir. Aslında insanlarda bu enerji var. Eski zamanlarda bunları görüyorlardı, şimdi kullanmayı unuttular. Şimdi yeniden hatırlama dönemi geldi.  Reiki yeniden hatırlatmadır, uyumlama ve insiye yoluyla yapılır. El alırsınız hocalardan, ben de bir hocadan el aldım. Ve el verirsiniz öğrencilerinize, bilimle örtüşen yanı modern tıp anlamında hormonlar ve hormonların yönettiği organlar çok önemlidir. Alternatif diye bilinir reiki, alternatif, destekleyici bir alandır. Reiki, Sağlık Bakanlığı tarafından alternatif tıp olarak da kabul edildi.

Enerji bedeninde 7 tane nokta ve renklerden bahsedilir. Batı tıbbıyla doğu tıbbı da, bu iki bedeni üst üste koyduğunda, 7rengin hormon salgı bezleri üzerine denk geldiği görmüştür. Dolayısıyla bu 7 renk (çakralar denir), enerji giriş kapılarıdır. Çakralarınız ne kadar optimum şekilde çalışırsa, hormonlarınız işlevini o kadar güzel yapar.

Reiki, sahip olduğunuz enerjiyi gözle görülmeyen enerji bedeninde el alarak avuçlarınızın içinden akan enerjiyle kendi bedeninize bazı teknikler yaparak dengeleme yöntemidir. Tabii bunun bir felsefesi de vardır. Felsefe ve teknikle birlikte uygulandığında yaşama karşı doğal var oluşunuz açığa çıkmaya başlar. Bu felsefede karşılaştığınız her şeyin size getirmiş olduğu bir mutluluk, mesaj, mana vardır. Karşılaştığımız kişiler sizin ihtiyacınız olan şeyi size getirir, o ihtiyacınız olan yöne bakın. Getiren kişinin bilinç düzeyiyle ilgilenmeyin. Herkes birbirinin öğretmenidir, bunları gelişim kitaplarında okuruz. Hiçbir şey tesadüf değildir.

Alınan tüm eğitimleri kendi alanınıza geçirirseniz vermiş olduğunuz hizmet karşı taraf için daha verimli hale geliyor. Ben kendi hayatıma geçirmeye çalıştım. Zaten hep kendi hayatıma geçirmek için girmiştim bu alana, sonra baktım ki başkalarının da hayatına geçmeye başladı.”



Adımların Yolculuğu

Reiki eğitimi ve eğitmenliğinin ardından kendi deyimiyle ‘soru sor yanıtı gelsin’i öğrenen Toprak, kendine sorduğu sorulardan birinin yanıtı ‘koçluk’ oldu. Ve Toprak’la yollarımızı kesiştiren Anka Koçluk’ta koçluk eğitmenliğine kadar varan bir diğer yolculuğu başladı.

“Yanıtı gelecek inancıyla sorduğum soruların ardından karşıma koçluk eğitimi çıktı. Ve koçluk tanıtımına gittim, orada verilen bilgiler, “işte bu dedirtti” bana ve koçluk alanına girdim. Koçluğu pratik hale reiki öğrencilerimle yaptığım uygulamalarla gerçekleştirdim. Orada da çok güzel geri bildirimler olunca, koçlukta da ilerlemeye başladım. İlerlemeye başlayınca bir yerden bana koçluk eğitimi teklifi geldi ve koçlukta da eğitmen oldum.

Hem koç eğitmeni olarak öğrenciler yetiştirdim, koçluk eğimi bitince de enerji alanına o kişiler geldiler. İkisi birlikte bütünü daha güzel oluşturdu. Daha verimli olmaya başladı. Bu alandaki aşamaları geçtikten sonra NLP uzmanı oldum. Ve bu eğitimlere insanları interaktif katabilmek anlamında yaratıcı drama çıktı karşıma, drama eğitimi aldım. Bu eğitimler uzunca bir süreç tabii, böyle iki üç günlük eğitimler değil.”




Yaşam Koçluğu: Kişi Tam ve Mükemmeldir

Yaşam koçluğunu enerji alanından ayırıyor Toprak, hatta bunun altını kalın kalın çizerek ikisinin ayrı alanlar fakat yaşamsal deneyimlerin getirdiği ortak paydaları olduğunu söylüyor. Bu hassasiyetin birçok nedeni var elbet, koçluk ve reiki eğitimi alan biri olarak ben de iki alanın çok ayrı pratikler olduğunu gördüm. Bu pratikleri sentezlemekse çok göreceli bir deneyim...

“Yaşam Koçluğu 2013 yılından itibaren meslek olarak kabul edildi. Kabul edildiği andan itibaren net bir profili çıktı. Böylelikle yaşam koçluğunun standartları, sınırları ve etik kuralları netleşti. Yaşam koçluğunda başlarken, kabul ettiğimiz,’ insanlar tam ve mükemmeldir’. Tam ve mükemmel olduğunu unutabilirler, yaşamış oldukları deneyimlerden dolayı kendilerini bazen güçsüz, çaresiz ve yetersiz görebilirler. Tam ve mükemmel yanına ulaşabilecek engellerdir bunlar. Koçluğa gelen kişiler hayatlarında ya hedefleri yoktur ya da hedefleri vardır oraya gidemezler.

Yaşam koçluğuna göre, kişiler en doğru yanıtları kendileri bilirler. Yalnız o yanıtlara nasıl ulaşabileceklerini bilemeyebilirler. Ve burada koç devreye girer. Koç’a gelen kişilere ‘müşteri’ diyoruz. Çünkü danışan, bir uzmana, danışmana gidendir. Koçluk hizmetinin danışman, uzman ya da mentörlükten ayrı tutulduğunun anlaşılması gerekiyor. Koçluk, profesyonel bir hizmettir, bu hizmet koç ve müşteri arasındaki bir sözleşmedir. Koç, müşterisinin anlatmış olduğu konular üzerinden soru sorar ki en büyük gücümüz biz koçların sorularıdır. Kişi bu sorulara yanıt verirken kendini sorgular, kendi içinden çıkıverir o yanıt. Bu nedenle kişinin tam ve mükemmel olduğunu kabul ederiz.




Koçluk Bütünsel Bakış Açısı İçerir

Toprak, koçluk ve enerji alanını bu tam ve mükemmellik felsefesiyle sentezliyor.

“Enerjide de kişilerin tam ve mükemmel olduğu bir bölüm vardır. Bu, içlerindeki o şahdamarından yakın olan güçtür. Bu tam ve mükemmeldir, hep konuşur. Bu bedene girdiğinde, insan bedenine baktığımız zaman bu dünyada bedenlendiği için tekamül etmesi gereken bir varlık olarak var olur dünyada. Orada eksiktir, orada ilerleyip kendisinin en iyi versiyonu olmak için çaba sarf eder. Beden içerisinde tam ve mükemmel olan bir kısım var, bir de zihin var. Bunların dans etmesi gerekir, biz burada dans ettiremiyoruz bazen, yani o tam ve mükemmel kısma sırtımızı dönüyoruz, ruhumuzdan gelen o soruların yanıtlarına sırtımızı dönüyoruz, dünyevi anlamda zihnimizle olayları çözmeye çalışıyoruz. Ta ki tıkanana kadar, tıkandığımız zaman ruhumuzda da bir şeyler olduğunu onun da bir şeyler anlattığını dinlemeye başlıyoruz. Onu anlamaya başladığımız an artık kendimize bütünsel bakıyoruz demektir.

Koçluk bütünsel bakış açısı içerir, kişilere soru sorduğumuz zaman o güçten gelen sesi, alttan gelen sesi ifade eder size, dolayısıyla o da kendine tam ve mükemmel bakmaya başlar. Aslında koçluk eğitiminde enerjiden hiç bahsedilmez çünkü apayrı bir şeydir. Fakat ben enerji alanında da olduğum için koçluk eğitimleri bittikten sonra enerji alanına gelen kişilere enerjiyi anlattığımda zaten o bağlantıyı onlar da eğitim içerisinde görürler, sadece koçluk alanına gelip enerjiyle ilgilenmeyenler olduğu gibi ilgilenenler de oldu. İlgilenenler o bağlantıyı çok net görmeye başlarlar, yoksa koçluk standartlarında enerji alanı yoktur. Enerji alanına girdiğimiz zaman da enerjiden bahsederken kişiler: “Hocam, koçlukta soru soruyoruz ve kişi en doğru yanıtı veriyor. Enerji alanındaki bilgilerde görüyoruz ki o yanıtlar içimizde, özümüzde yani bizde var olan yerden geliyormuş” diyor. O zaman daha farklı bakmaya başlıyorlar. Ama ikisi birbirinden ayrıdır, karıştırmayız.”




Bütünlüğün Yolculuğu

Toprak, enerji alanındaki tüm çalışmaları bir başlık altında toplayıp ‘İçsel Dönüşüm Liderliği’ adı altında enerji eğitimi veriyor. İçsel Dönüşüm Liderliği, 4 modülden oluşan ve içerisinde reikiden kuantum enerjisine kadar çok geniş ve önemli çalışmalar içeren bir eğitim. Birinci modülden ikinci modüle ve sonraki modüllere geçişse alınan bilgilerin uygulama alanlarını tamamlamak ve daha da önemlisi yaşamına geçirmekle mümkün olabiliyor.

“İçsel Dönüşüm Liderliği, 4 modülden oluşur.

ilk modülü evrensel enerji dediğimiz usui reikiyi ve kuantum alanını anlatır. Çünkü enerji zaten kuantum alanıyla çok bağlantılıdır.

İkinci modülde ise meridyenlerimiz, enerji akışı kanallarından bahsedilir. Oradaki tıkanıklıklar teknik uygulamayla tıkanıklığın ortadan kaldırılması, biraz beynimizin yapısından bahsedilir. Kişilerde olan ego çeşitlerinden bahsederiz ikinci aşamada ve ilk aşama oturduktan sonra ikinci modülde meditasyonun nasıl yapıldığını, nasıl yapılırsa daha anlamlı olacağı konusuna gireriz. Ve en önemlisi nefes çalışmaları yaparız.

Üçüncü modül ise yaşam dersleri modülüdür. Hani ‘hayatta hiçbir şey tesadüf değil’ diyoruz. Burada var olma sebeplerimiz var. Biz buna dünyevi anlamda yaşam derslerimiz deriz, hepimizin yaşam dersleri var. Yaşam derslerinden sınanırız. Dolayısıyla yaşam derslerini çıkarırız kişilerin. Ve o alanda bilgiler veririz, gelmeden önce neredeydik, geldik neler yapıyoruz. Anne balarımız tesadüf mü, kardeşlerimiz, yakınlarımız, çocuklarımız, damatlarımız, torunlarımız… Bunların hepsinin hayatlarımıza girişi yaşam derslerimizden kaynaklı olduğuna dair derin bilgiler veririz.

Dördüncü modül, evrensel dinlemedir, kişileri dinleme şeklimiz biraz daha farklıdır, empatik dinleme diye de geçer, bu dinleme şeklinde kişiler kendilerinin anlaşılır olduğunu hissederler. Kişilerin söylemiş oldukları, hayata, kendilerine dair ne varsa, sadece kafa gözüyle kafa kulağıyla dinlemek yerine bu cümleleri onlara söyleten onların dünyalarında neler var diye duyduğumuz o soruları sorarak empatik dinleme yaparız.

Bu takip sistemli bir eğitimdir, birinci modülü yerini oturtan çalışmaları yapan ve hayata geçiren kişiler ikinci modüle geçebilir. Bu çalışmaları yapmayan, yaşamına geçirmeyenler geçemiyor. İkinci, üçüncü ve dördüncü modüle geçişte böyledir. Çünkü bir üst modüle çalışmaları yapmadan geçerlerse eğer, kendileri tıkanır.

Bu takip sistemini birebir takip ediyorum, bu konuda asistanlarım var onlar da devreye giriyorlar. WhatsApp gruplarımız var, toplantılar oluyor. Ben bu toplantılarda kişileri dinliyorum ve benimle irtibat halinde olmaları gerektiğini söylüyorum. İrtibat halinde olanlar telefonla olaylar karşısında nasıl tepki veriyorlar nasıl oturtmuşlar hayatlarını, bende buradan anlamaya çalışıyorum kişilerin hayatlarına geçirip geçirmediklerini. Bazen sınıf 10 kişiyle başlıyor birinci modülde, aynı sınıf dördüncü modüle geldiğinde 4 kişi kalıyor. Benim için önemli olan bu dönüşümü sağlayabilmek. ‘İçsel Dönüşüm’ dememizin sebebi, enerji, nefis yaşam dersi ve dinleme becerisi içsel dünyamızla ilgili, bu içsel dünyamızın liderliğini yapabilmek gerekiyor.”




Kur Oluştur Dönüştür

Ve enerji alanında çalışmaların, bu çalışmalara niyet edenlerin en çok merak ettiği başlık elbette kuantum… Bir fizik yasası olarak bildiğimiz kuantum, enerji çalışmalarının en önemli başlığıdır. Buna karşı çıkan fizikçilerin kuantum tanımları bile bana kalırsa kuantumun yalnızca bir fizik yasası değil daha ötesi olduğunu tarif ediyor.

“Kuantum bence sistemin kendisidir. Kuantumda bir düşünce sisteminden bahsedilir, bu sıradan düşünce sisteminden farklıdır. Orada kendi görüntü dünyanızda dönüp durmazsınız, olasılıklar dünyası olduğunu fark edersiniz.

Düşünce tarzımız atom altı parçacıklar alanında olmaya başlar. Kişi bir şey düşünüyorsa eğer, düşüncesi evrende yayılır.  O yayılan düşünceye de yanıt gelir. Dolayısıyla atom altı parçacıklar burada devreye girerler. Kuantuma göre, mutlaka bir gözlemleyen bir de gözlemlenen vardır. İkisi arasında bir bağ vardır. Gözlemleyen neyi gözlemliyorsa gözlemlediği ona mutlaka yanıt verir. Bugün gözlemlediğim şey, gözlemlenen tarafından yanıtı hemen gelmeyebilir, fakat bu yanıtlar yarınlarımızı oluşturur. Düşünce bir tohumdur, ne ekersen onu biçersin dediğimiz cümlenin altında yatan budur. Bugün yaşadığımız ve karşılaştığımız da bundan önceki yaydığımız enerjilerin somut olarak ortaya çıkma biçimleridir. ‘Ne düşünüyorsan osun, sen yaptıklarından ibaretsin’ denmesinin sebebi budur. Yani düşüncelerin senin önüne somut olarak bir gün gelecektir. Her şeyle olan ilişkimiz, iletişimimiz mutlaka bir sonuç oluşturur, gözlemleyen ve gözlemlenen arasında görülmeyen bir şey gider gelir mutlaka sonucunu somut bir şekilde görürüz. Biz bunu bazen betbahtlık olarak görür, algılarız. ‘işlerimiz yolunda gitmedi’ deriz. Eğer bunu kuantum alanındaki olasılıklar dünyasında neden böyle olduğunu fark etmezsek sıradan düşünce tarzında oluruz. O zaman da kişilerin ya da olayların bunlara sebebiyet verdiğini düşünürüz. Kurban rolü oynarız, başkalarının değişmesini isteriz. Gözle görülmeyen alanda yaydığımız enerjilere uygun enerjiler ararsınız böyle radar gibi taranır ve ona uygun enerjiler bulursunuz, çünkü aynı enerjiler bir araya gelirler. Düşüncenden ne çıkıyorsa aynı o düşünceden çıkan kişilerin düşünceleri bir araya gelir, sonra o kişi önünüze somut olarak gelir. O somuttur artık onunla mutlaka bir sonuç yaşarsınız.”




"Hiçbir Şeyi Kendinizin Önüne Koymayın"

Evrensel enerji, kuantum düşünce ya da bambaşka bir yöntemi anlayıp yaşamımıza geçirirken bunun bizi bir sonuca götürecek bir yol olmadığını sürecin kendisi olduğunu anlamaya başlıyoruz. Başta kulağa hoş gelmiyor çünkü sonuçlara odaklanan bir düşünce biçimine alışığız, bizi bugünlere getiren her şeyin sonuçlar olduğunu sanıyoruz. Ama süreci kavradıkça içeriden dışarıya bakan bir gözün aksine dışarıdan içeriye bakmayı, içeriyi duymayı deneyimliyoruz. Tüm bu deneyimlerin ya da her türlü deneyimin içinde, tam şu anda bir dakika Sibel Toprak’a kulak verelim.

“Herkes önce sorunlarının yanıtını bulurlarsa rahatlar. Bu yanıtı bulabilecek en iyi eğitimler karşılarına çıkar. Herkesin kendi almış olduğu eğitimdeki bilgiyi aldıklarında anlayabilecekleri, bu tür bilgiler ve eğitimler karşılarına çıkar. Herhangi bir eğitim ya da şuradan başlamak gerek gibi bir şey diyemem. Kişinin temposuna, yaşamına ve hayatına uygun eğitimlerle başlamalarını tavsiye ederim. Buna açık olmaları, izin vermeleri gerekir.

Önyargılarımızla konuları dışlayarak bakmayalım, ihtiyacımız olan önümüze geliyorsa eğer, o bilgiyi almaya hazır bekleyelim. Bu bilgiden aldıklarımızı da sonra değerlendirelim, deneyerek bir sonuca varırız. Denemediğimiz, dokunmadığımız, uzaktan baktığımız, başkalarının değerlendirdiği olaylarla değerlendirmeler yapmak tamamen varsayımlı davranmak demektir.

Hangi eğitim, hangi kitap kim olursa olsun kimse hiçbir şeyi kendisinin önüne koymasın, kendi içine alsın. Konuyu kendi içinde değirmen gibi döndürsün, hazmetsin, ne demek istediğini anlasın, tamamsa o bilgiyi içinde ve yanında tutsun. Önce kendi tempomuz, kendi tempomuza uygun bilgileri kendi içimizde döndürmek, hazmetmek ondan sonra zaten kademe kademe daha derin bilgiler karşımıza çıkıyor. Ama önce bu ilk adımda biraz kendimize zaman tanımamız gerekiyor.”


Sibel Toprak’ın eğitimlerini takip etmek ve onu yakından tanımak isteyenler  www.sibeltoprak.com sayfasını takip edebilir.

Yakında gerçekleşecek eğitimler şöyle;


İçsel Dönüşüm Liderliği/Denge ve Akış (mod 2) – ANKARA
24 Nisan - 26 Nisan

Bütünsel Yaşam Koçluğu – GAZİANTEP
28 Nisan - 29 Nisan

NLP – GAZİANTEP
3 Mayıs - 6 Mayıs
 
 

 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır: 2018
Web Tasarım